Sunday, April 13, 2008

İstanbul'da Lale Zamanı




Bu Lale festivali mevzusu çok tartışıldı hem bu sene hem festivalin yapıldığı geçtiğimiz senelerde. Dün LaLena'yla bugün annemle Emirgan Parkı'nı iki kere ziyaret etmiş olmamdan kelli,hem birkaç foto paylaşmak hem de bu konuda birkaç söz söylemek istedim.

Her işte olduğu gibi,özellikle Türkiye'de fazlasıyla olduğu gibi bu lale festivali konusunda da hem olumlu hem olumsuz bir çok argüman var. Çok büyük paralar harcandığını, özellikle Türkiye ve İstanbul gibi çok daha önemli önceliklerin olduğu bir ülke ve şehirde bu ölçüde bir kaynağın bu tip "fuzuli" bir işe yönlendirilmesinin çok gereksiz bir israf olduğunu iddia eden çok sayıda insan var. Çok haksız olduklarını söylemek zor. Bu sene festivale ayrılan paranın 2 trilyon civarında olduğu söyleniyor, geçtiğimiz senelerdeki rakamları tam hatırlamıyorum. İstanbul gibi bir şehir için ciddi bir rakam, eğitime,sağlığa aktarıldığında önemli işler yapılabilecek bir rakam. Bunun yanısıra lale ihracatı işini AKP'li bir bakanın oğlunun üstlendiği ve amacın ona para kazandırmak olduğu da söyleniyor, ki sözkonusu Türkiye olduğunda böyle iddialar genelde doğrudur.

Ancak tüm bu eleştirilerin haklılığına karşın bu haftasonu iki kez gördüğüm festivalin destekçisiyim. Bu miktarda bir kaynağın en ideal kullanımı olduğunu iddia etmiyorum. Ancak hangi ülkede yaşadığımızı unutmamak lazım. Sonuçta malesef öyle ya da böyle gerek belediyeler gerek hükümetler ellerindeki kaynakları bir şekilde yakınlarının para kazanacağı saçma sapan işlere aktarıyorlar. Ayda bir sökülüp yapılan kaldırımlar, cadde döşemeleri (İstiklal'deki bitmeyen kazıları unutan var mı?) yollar,parklar vs. vs. Eh madem durum bu, en azından böyle bir güzelliğe aktarılması ehven-i şer'dir diyorum. Emirgan Parkı'nda ekonomik durum ayırt etmeden (parka giriş ücretsiz çünkü) halktan herkesin gayet keyifli zaman geçirdiğini ve doğanın bu eşsiz güzelliğiyle mutlu olduğunu gördüm. 15 günlüğüne de olsa şehrin her yerinde bu tip bir durumu yaratmak caddeleri 35 kere döşemekten iyidir sanırım. Ayrıca aslında Türkiye'ye ait bir sembol olduğu halde artık dünyada tamamen Hollanda'yla özdeşleşen laleyi tekrar Türkiye'ye kazandırmaya çalışmak da fena bir çaba sayılmaz. Bunun yanısıra ithalat yerine ülkedeki lale üretiminin teşvik edileceği ve bunun 230 bin kadar iş olanağı yaratacağı söylendi Kadir Topbaş tarafından. Sözüne ne kadar güvenileceği şüpheli tabi ama yine de bir pozitif olarak görmek lazım bu durumu da.

Bu kadar münazara yeter,biraz da güzellikten söz edelim. Çok güzel 2 gün geçirdim gerçekten. Emirgan Parkı zaten sevdiğim bir mekandır, adeta İstanbul'un içinde ayrı bir dünya gibidir benim gözümde. Doğa güzelliğini müthiş boğaz manzarasıyla birleştirmesiyle dünyada aşık olduğum İstanbul'un güzellğini en güzel anlatan yerlerden biridir. Buna bi de lalerin yarattığı renk cümbüşü eklenince çok çok keyifli ve romantik bir mekan halini alıyor. Festival bitti,lalelerin bir kısmı soldu ama haftaiçi daha boş olacak olmasından faydalanıp önümüzdeki birkaç günde mutlaka ziyaret edin derim.

No comments: